Bu duraklara, Antalya sosyal hayatının tarihinde
çok önemli yer tutan plajlardan bahsederek başlayabiliriz.
Antalyalı aileler, uzun yıllar boyunca güneşlenmek
ve yüzmek için denize dimdik inen falezlerin arasında
birer vaha gibi duran bu minik plajlarda giderdiler.
Özellikle ‘Kadınlar Hamamı’ ismiyle tanınan bölge,
şehirden fazla uzaklaşmadan ve kimse tarafından
görülmeden yazın tadını çıkarmak isteyen hanımların
uğrak yeriydi.
DENİZALTINDA GÖRSEL ŞÖLEN
Falezler, yeraltı ve yerüstü sularını denize taşırken,
bu sulardan insanoğlunun faydalanabilmesi için birtakım
mekânlara da ev sahipliği yapardı. Un fabrikaları
(değirmen) ve elektrik santralı gibi... Çok güçlü
debilerle akan sular, denize ulaşmadan hemen önce
kurulan santral ve değirmenlerde taşıdıkları enerjiyi
una ve elektriğe çevirip yollarına devam ederlerdi.
En temel besin maddemizi; ekmeği ve uygarlığın vazgeçilmez
öğesi elektriği de bizlere sunarak falezlerle vedalaşırdı.
Bu binalar günümüzde kullanılmıyor.