FİGÜRANLIKTAN BAŞROLE
Haldun Taner’in bu cümleleri, bugün Münir Özkul’un
evinin duvarında asılı... Replikler ise hâlâ oraya
buraya saçılmış. İlk replik tarihi, 15 Ağustos 1925,
yani Özkul’un doğum günü. Bir paşa torunu olarak
doğmuş; oyunculuğa ilk adımlarını Bakırköy Halkevi’nde
atmış. Hangisi önce başlamış, tiyatro mu, sinema
mı, pek belli değil. Tiyatroda Ses’le başlayıp,
Küçük Sahne ile devam eder. Burada tanışır Muhsin
Ertuğrul’la. Steinbeck’in ‘Fareler ve İnsanlar’ında
Carlson’ın rolünü oynar. Nevin Akkaya, Cahit Irgat,
Sadri Alışık, Şükran Güngör rol arkadaşları arasındadır.
Yarış, Karışık İş, Aşşağıdan Yukarı, Onikinci Gece
oyunlarında seyirci ile buluşur.
Sinema da aynı yıllarda başlar. Çocukluk arkadaşı,
Yeşilçam’ın asistanlarından Sırrı Gültekin’in setine
uğradığı bir gün, asker giysileriyle geçer kameranın
karşısına. Şimdilik bir figürandır, ama birkaç yıl
sonra Burhan Felek’in Lorel ve Hardi’den esinlenerek
yazdığı Edi ve Büdü’de Vasfi Rıza Zobu ile başrolleri
paylaşacaktır.