Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13
İçindekiler / Uzaktan akraba Şam

Ortadoğu’da şairlerin ve filozofların ilham aldığı bu topraklar, binlerce yıldır insanlık hallerinin hikâyesini anlatıyor.

Şam’ın sokaklarını arşınlarken, daha ilk andan itibaren insanı tuhaf bir aşinalık duygusu sarıyor. Uzun zamandır görüşemediğiniz uzak bir akrabayı ziyarete gelmiş gibi bir duygu. Size hem yakın, hem de mesafeli bir ev sahibi. Yüz hatlarında tanıdık çizgiler de var, bir yabancının ifadesi de. Bu belli belirsiz aşinalığı, sadece tüm canlılığıyla karşınızda dikilen Osmanlı mimarî dokusuna, Mimar Sinan’ın eli değmişliğine bağlamak zor. Yaşadığınız kentle fiziksel/ruhsal benzerlikleri de dikkat çekici. Tıpkı İstanbul gibi, sokaklarında rahatça kaybolabileceğiniz büyük ve girift bir kent burası. Ankara gibi üstgeçitleri bol bir şehir merkezi. Türkiye’deki bütün kentler gibi minibüs trafiğinin revaçta olduğu bir ulaşım sistemi. Antakya ya da Mardin gibi çarşıda dolaşırken kulağınıza Arapça’nın melodik tınılarının -genizden çıkan sesler senfonisinin- çalındığı bir diyar. Dahası dilini bilmeseniz bile insanlarla rahatça anlaşabileceğiniz ‘Doğulu’ bir mekân.

 
 
Sayfa 1/8