Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14
İçindekiler / Boğaz’ın eflatun bulutu Erguvan

Doğma büyüme Akdenizli olan Erguvan, baklaya benzer küpeleri, yeşil yapraktan kalbi ve eflatun rengi çiçekleri ile karşılar İstanbulluları... Bir insanı, bir ağacı, bir hayvanı tanımadan, koşulsuz sevmek neden bu kadar zor? Herhangi bir ağacı adını bilmesek bile, onun evrenin özü toprağa inen köklerini, kainatın sonsuzluğu gibi gökyüzüne uzanan dallarını, mevsimleri takvim sayfaları gibi döken yapraklarını düşünmek; sevincinde, üzüntüsünde çiçekleriyle konuşan bir ağacı sevmek neden zor olsun? Sevgiden önce tanımak, tanıyınca sevmek, sonra korumak, en son sahiplenmeyse kolay olan, deneyelim o zaman... Herhangi bir ağaçtan başlayalım tanımaya... Aşağıdan yukarı süzelim onu. İşte önce kök, sonra gövde ve nihayet tepe tacı. Ağacın karşısına geçip, onun habitus'una yani genel görünümüne bakmak gerekir sonra. Tepe sürgünü dik mi, aşağı mı sarkıyor? Tepesi dar mı, geniş mi? Dallar yukarı mı yöneliyorlar, aşağıya mı? Sonra gövde kabuğuna bakalım, ne de olsa gövde rengi bir ağacın nüfus kağıdıdır. Dallar ve sürgünler ağacın görüntüsünü yaratır. Sürgünler aynı zamanda ağacın gençliğinin ifadesidir. Sanki hiç açmayacakmış gibi sıkıca

 
 
Sayfa 1/7