Bodrum Kalesi'nin her bir kulesi bambaşka bir öykü... Kiminde bin yıl önce batan bir gemi var, kiminde
MÖ 400'lü yıllarda yaşayan Karyalı bir prenses... Bodrum, 1960'lı yıllarda Anadolu'nun unutulmuş bir balıkçı kasabasıydı. Kalesi de, 1. Dünya Savaşı sırasında 26-28 Mayıs 1915'te Fransız ve İngilizlerin bombalamaları ile yarı yıkık bir hale gelmiş ve terk edilmişti. Şans, sualtından çıkarılan eserlerin Bodrum Kalesi'nde depolanmasıyla başladı. Ve 40 yılı aşan bir çaba sonucu, bir zamanların ünlü kale-hapishanesi, muazzam bir müze-kaleye dönüştü. Bodrum Kalesi, şimdi avlularında bin bir çeşit çiçek ve kuşların ziyaretçilerini karşıladığı, Akdeniz'in en yeşil kalesi... Kalenin her bir kulesi, bir başka batığın öyküsünü anlatıyor. Tarih, gözler önünde canlanıyor, gelen ziyaretçileri sarıp sarmalıyor, yüzyıllar ötesine götürüyor. Geçmiş yüzyılların tanrıları, tanrıçaları, kraliçeleri, şövalyeleri, gemicileri birer birer ayağa kalkıyor. Kaleyi anlatmadan önce gelin, bir zamanlar Akdeniz'in en büyük kentlerinden biri olan Bodrum'un tarihine kısaca değinelim...