EN ÇOK BEŞ YUMURTA…
Bugünlerde Seyitgazi'de Selçuklu türbelerinin tepesinde, İzmit'te yüksek gerilimli elektrik direklerinde, Harran'da Artukoğulları'ndan emanet caminin minaresinde, Selçuk'ta yıkık su kemerlerinin üzerinde yerlerini almaya başlar leylekler. Birkaç gün yatıp yorgunluk attıktan sonra, ilk yaptıkları iş yuvalarını kontrol etmek ve gagadan geçirmek olur. Samanla, otlarla, hatta buldukları gazete kağıtlarıyla onarırlar kış rüzgârlarıyla hırpalanmış yuvalarını. Ardından çiftleşme törenlerine tanık olur yeryüzü. Kanatlarını çırpan ve gagasını birbirine çarparak ünlü “lak lak” sesini çıkaran erkek leylekler aşk çağrısı yaparlar dişilere. Bu çağrı karşılıksız kalmazsa, yuvada yumurtalar görülür. Sayalım bakalım: Bir… İki… Üç… Dört… Ve beş! Anne leylek 32 gün sonra üstlerinden kalktığında, leylek yavruları yumurtaları bir bir kırmaya başlarlar. Yuvanın yeni sahipleri “Açım! Açım!” diye veryansın ettikçe, babaya tarlalarda otların arasında solucan, sümüklüböcek ve böcek aramak düşer.