Sizi bilmem ama, benim gibi ‘merdiveni kırkına yeni dayamışlar kuşağı'nın ninnisi “Dandini dandini dasdana / Danalar girmiş bostana / Kov bostancı danayı / Yemesin lahanayı”dır. O günlerden belleğimizde kalan bir de deyiş vardır: “Leylek leylek havada / Yumurtası tavada”… Evet, ak kanatlarıyla sürüler halinde üstümüzden geçen o uzun gagalı kuşlara böyle bağırırdık kısa pantolonlu, çiçekli etekli çocuklar olarak.
Leylek baharın müjdecisi olarak bilinir Anadolu'da. Bu yüzden de sevgiyle karşılanır. Doğanın yeniden canlandığı ilkbaharda, yeni evliler kapılarının önüne yem koyar da leylekler bunu yerse, o eve bir bebek geleceğine inanılır. Söyleyin, bizim kuşağımızda hangimizi leylekler getirmemiştir ki?!