Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]
İçindekiler / Bursa Kent Müzesi

Göz açıp kapayana kadar yüzyıllar geçti yine. Romalılar çıkageldi. Kentin her yerini ılıcalarla kuşattılar. Bursa , artık önemli bir şifa merkezi olmuştu Anadolu'da. Duyan koşup geliyordu, dertlerine deva bulsunlar diye. Asırların ardından Evliya Çelebi'nin sesini duydum, şöyle diyordu kent için: “Velhasıl Bursa sudan ibarettir”... Bizanslılar, Selçuklular, Persler de geçti aynı topraklardan. Kiliseler inşa edildi, sonra camiler... Her biri ne büyük miraslar bırakıp göçtü bu diyardan... Gezmeye devam ettim Bursa'da. Ve karşımda I. Osman... Üstünde neredeyse yere kadar uzanan kaftanı. Mağrur bakışları, gür kaşları ve sakalıyla capcanlı. Kurduğu beyliğin ileride koskoca bir imparatorluk olacağını düşlüyordu. Yanılmıyordu da. Çelebi Mehmed, bir köşede mimarla konuşuyor: “Öyle bir külliye yap ki, camisiyle ruhları, medresesiyle geleceği, hamamıyla vücutları aydınlatsın.” Söz ettiği Yeşil Cami Külliyesi'nin bitmiş halini göremeden terk eyledi dünyayı. Ama mirası, herkese yadigâr kaldı. Esnaf Çarşısı'na da uğradım. Çın, çın, çın... Nalbant, almış eline çekici kır atın ayakkabısını yeniliyor. Bir başka

 
 
Sayfa 2/7