Konu: [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15]
index / Lale Devri’nin iki tanığı Vanmour & Levnî

ŞAŞAALI GÜNLERE DÖNÜŞ
Padişah II. Mustafa’nın saltanatı kısa sürmüş, 1703’te Sultan III. Ahmed’in tahta geçmesiyle yeni bir dönem başlamıştı. Yenilikçi bir padişah olan Sultan III. Ahmed, bir yandan bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeleri takip etmek üzere Avrupa’ya elçiler gönderirken, diğer yandan da ülkedeki sanatsal arayışları destekliyordu. Nihayet, 1718 Pasarofça Barışı’ndan sonra İstanbul eski görkemli günlerine geri döndü. Matbaanın getirilmesiyle bilim ve teknikte gözle görülür bir ilerleme kaydedildi. Bununla birlikte eğlence ve lüks yaşama düşkünlük de arttı. Çiçeklere, özellikle de laleye ilgi bir tutku oldu. Saray ressam, şair ve sanatçıların buluşma yeri haline geldi. Daha sonraları ‘Lale Devri’ olarak adlandırılan bu dönem, 1730’da Patrona Halil İsyanı’yla noktalandı.
VANMOUR’UN GÖZÜYLE OSMANLI
İşte tam bu dönemde İstanbul’daydı ressam Jean Baptiste Vanmour. Sanatçı, ‘Boğaziçi Ressamları’ adıyla anılan grubun arasında yer alsa da, sadece Boğaziçi’ni taşımadı tuvale. Eğlenceleri, tutkuları, fikir hareketlerini ve isyanları da resmetti.

 
 
Sayfa 2/7