Konu: [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15]
index / Lale Devri’nin iki tanığı Vanmour & Levnî
Fransız hükümeti tarafından büyükelçi olarak atanan Marki de Ferriol ile mahiyetindekiler, uzun ve meşakkatli bir yolculuktan sonra 1699’da nihayet İstanbul’a varmıştı. Masallarda duydukları, gravürlerde gördükleri gizemli kente ulaşmanın sevincini geminin güvertesine çıkarak paylaşan yolcuların, gördükleri manzara karşısında gözleri kamaşıyordu. Kentin üzerinde yeni yeni yükselmeye başlayan güneş, cami ve kiliselerin kurşun kaplı kubbelerinde ışıl ışıl parıldıyor; şehir, uykusundan yavaş yavaş uyanıyordu. Büyükelçi Ferriol, uzaktan gördüğü saraya kavuşmanın heyecanını yaşarken, yanında onunla birlikte İstanbul’a gelen biri, tarifsiz bir keyif içindeydi... Belli ki bu muhteşem kent, en fazla onu büyülemişti... O, Hollandalı ressam Jean Baptiste Vanmour’du... Etrafı sanatçı gözüyle bir süre süzdükten sonra, iskelede bekleyen insanlarla göz göze geldi. Bakışlar hüzünlüydü. 1683’te başarısızlıkla sonuçlanan Viyana Kuşatması ve 1699 Karlofça Anlaşması’yla gelen ilk toprak kaybıydı bunun nedeni.
 
 
Sayfa 1/7