 |
Bu çalgının Arabistan’a, uzun yıllar Osmanlı egemenliği altında
kalan İran’dan taşındığı da bir başka bilgi... Gün
ışığına çıkarılan bazı tarihî belgeler ise, bu sazın
kökeninin antikçağa kadar uzandığını gösteriyor. Kanunun
Avrupa sahnesinde yerini alışı ise çok eskilere dayanmıyor.
Örneğin Fransa, bu sazla Napolyon’un 1792’de Mısır’a
yaptığı seferler sonucu tanışmış.
Parlak sesiyle her türlü duyguyu ifade etmeye uygun
bir özelliği olan kanunun çok geniş bir şekilde Osmanlı
döneminde de kullanıldığını görüyoruz. Özellikle 18.
yüzyılda hanımların da bu saza çok ilgi gösterdiklerini,
Osmanlı saray hayatını incelemek için gelen gezgin
ve ressamların eserlerinde bulabiliriz... 1738-1742
yılları arasında İstanbul ve İzmir’de bulunan İsviçreli
ressam J. E. Liotard’ın çizdiği saz takımındaki kanunlar,
onun 18. yüzyılda kullanıldığını gösteren diğer belgeler...
|
|