Değerli Türk romancılarından Kemal Tahir’in, esprili iki
kanun tarifi vardır. Şöyle der: “Kanun, büyük sineklerin
delip geçtiği, küçük sineklerinse takılıp kaldığı
bir örümcek ağı; Artaki’nin sazıdır”... Demek ki kanun,
birinci anlamıyla gücü sadece küçük sineklere yeten
bir örümcek ağı, ikinci anlamıyla da çağımızın başlarının
ünlü Ermeni kanunîsi Artaki (Candan) Efendi’nin sazıymış.
Şimdi latifeyi bir yana bırakıp sazın tanımına geçelim...
KÖKENİ ANTİKÇAĞDA
Müzik aletleri insanla beraber doğup geliştiği için,
kanunun ortaya çıkışı hakkında kesin bir saptama
yapmak zor. Bazı kaynaklarda kanunun, 10. yüzyılda
Türkistan’da yaşamış olan ünlü İslam alimi Farabi
tarafından icat edildiği rivayet edilir. Albert
Lavignac, Konservatuvar Lugatı ve Müzik Ansiklopedisi’nde
kanunun bir Arap buluşu olduğunu öne sürüyor; kimi
de, bu sazın Asya’da Türkler tarafından icat edildikten
sonra göç yoluyla Orta Asya’dan Anadolu topraklarına
getirildiğini...