 |
Bazen bir rüzgâr bakışlarımızı 'sema'ya yöneltir. Üzerinde
yıldızların, ayın, güneşin uçuculuğunu yaşadığı, rüzgârlarla
savrulan ve semayı metne dönüştüren bulutların mekânı...
İçine alan, barındıran, bedenin her noktasını saran
döngüsel boşluk... İçinde olan her şeyin aynı zamanda
sema olduğu, saydam, geçirgen bir mekân... Döngüsel
olanı içinde barındıran sema, daireseldir... "Benden
önceki zamanı, benden sonraki zamanı ve nesneme dair
zamanı" gördüğümüz daire... Geçmişten geleceğe akan
zamanın değil, bir saçınım halinde tüm zamanlara doğru
akan zamanın mekânı; daire... Bir yüzüyle döngüsel
olana karşılık geliyor; bir yüzüyle de merkezi yapısı,
içedönük ve kapalı haliyle durağan olana...
DIŞSALIN TEZAHÜRÜ: KUBBE
Daireselliğin yapıda en önemli karşılığı kubbedir...
Uzunluğun, yüksekliğin, genişliğin, derinliğin ve
en önemlisi zamanın her yöne aktığı ‘aura’yı saran
boşluk kütlesi... Kubbede içerisi, kendini saranı
anlatır... Dışarının temsilidir içerisi... Aklın ve
sadeliğin temsili olan kare ve türevlerinin üzerinden
gökkubbeye doğru yükselen, dışsalın tezahürü olan
kubbe...
|
|