Konu: [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14
index / Mediciler ve Osmanlılar

Murad'ın sert çehreleri çıkacak. Mekâna biraz alıştığınızda, salonun yan duvarında fil, deve ve devekuşlarıyla hayli kalabalık iki “Doğulu Avcılar” sahnesi gözünüze ilişecek. En dipte ise “Av Köpekli Türkler” diye adlandırılan altı büyük tablonun sıralandığını fark edeceksiniz. Arada ve ortada Memlûk ve Osmanlı silah ve zırhları, dövme ve kazıma bakırdan çanak ve bakraçlar, İslâm maden işçiliğinin büyük cami şamdanları gibi örnekleri uzanıyor. 45 derece eğimli platformlara ‘Holbein tipi' ve ‘Lotto tipi' Uşak halıları serilmiş. Bir kat daha indiğinizde ise, 16. ve 17. yüzyıllara ait kemha ve çatma kumaş parçalarıyla birlikte, salonun bir ucunda yan yana üç halı göreceksiniz: Bir madalyonlu Uşak, bir başka küçük boy madalyonlu halı, bir de köy halısı... Hepsi zarif desenleri ve parlak, canlı renkleriyle göz alıyor. Toplam 108 obje, iyi tasarlanıp odaklanmış, zarif bir sergi oluşturmakta.
BATI'NIN GÖZÜYLE DOĞU
Ancak asıl olağanüstülük, bu eserlerin İstanbul'un kendi müzelerinden ya da Yakındoğu veya Ortadoğu'nun başka herhangi bir köşesinden değil, ünlü Uffizi Galerisi de dahil

 
 
Sayfa 2/6