Konu: [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14
index / Cennetin Gemileri
İki yılı aşkın bir süre Tarlabaşı'ndaki atölyesine kapanan Haslet'in bu gemi resimlerine harcadığı olağanüstü emek ve sabrın arkasında ne yatıyordu acaba? “Bu toprakların tarihi” klişesini tersyüz ederek, üç bir yanımızı saran denizlerin ve gemilerimizin görsel tarihini yazmaya kalkışmak olabilir mi? 30 yıldır derdini küçük A4 kağıtlarına, siyah çini mürekkebine ve karikatür sanatının minimalizmine akıtan bir sanatçının, yağlıboyanın o sonsuz renk pınarına dönüşünü açıklamak kolay değil...
Haslet, ışığın ‘Savarona' resmiyle çaktığını söylüyor. Atatürk'ün son günlerini geçirdiği o güzel yatın resmine başlamak, iki yıllık çalışmanın ve her biri Osmanlı'nın son döneminin ve Cumhuriyet'in tarihinde önemli izler bırakan gemilerin resimlerini yapmaya kalkışmak için iyi bir girizgâh olmuş. Sonrası dalgaların sırtında ve gemilerin peşinde uzun bir tarih yolculuğu... YAVUZ, GÜLCEMAL VE DİĞERLERİ
Kimler yok ki Haslet'in yağlıboyalarında... İşte, 1914 yılında İstanbul Boğazı'ndan geçerek Rusya'nın Sivastopol, Odessa, Kiev ve Novorossijsk limanlarını topa tutan ve 1. Dünya Savaşı'nın başlamasına vesile olan Yavuz zırhlısı, çifte bacasından dumanını koyvermiş tam yol ilerliyor.
 
 
Sayfa 3/5