ayrıntılı olarak bugüne ulaşamamasına neden oldu. Bu gemileri ancak, Melling'in gravürlerinden, Ayvazovski ve Preziosi'nin tablolarından tanıyabiliyoruz. Resim tarihimizde Diyarbakırlı Tahsin dışında ne deniz ne de gemi ressamımızın olmamasına uzun yıllardır hayıflanırken, ufukta aniden görülen filo, biraz olsun dağıttı bu sıkıntımızı: Bizim karikatürist sandığımız Haslet Soyöz, kendi deyimiyle ‘Cennetin Gemileri'nden bir filoya binmiş tam yol geliyordu üzerimize...
KARİKATÜRDEN YAĞLIBOYAYA
Haslet Soyöz’le tanışmam, birçokları gibi gazetelerdeki çizgi bantlarıyla gerçekleşmişti. O hiç unutulmayan Küçümen karakterinin, yaşına başına bakmadan sorduğu kocaman sorular, çocuk zihnimin bir yerlerinde yankılanır durur.
Küçümen’in, o uçarı çocuk gözlerini hiç kaybetmediği belli çizerinin, 30 yıl sonra bir yığın gemi resmiyle karşıma çıkması nedense beni şaşırtmadı. O kocaman yağlıboyalarda, dünyaya hâlâ çocuk gözleriyle bakan hassas bir ruhun izlerini gördüğümden belki de.