1900’lerin ilk yarısı... Grande rue de Pera, artık İstiklal Caddesi... Model-T Ford otomobiller pofurdaya pofurdaya tramvayın yanı sıra bir gidip bir geliyor... Ellerinde buket, Ekselsior pardösülü, şık giyimli beyler aynalı pasajın önünde sevgililerini beklemekteler. Atlas Sineması’nın seans saati mi yaklaşıyor yoksa? Hanımlar en güzel şapkalarını takmış, belli ki çıkışta Markiz’e uğranacak... Madam Fegara mı, yoksa Kaluvrisi mi dikmiş kıyafetlerini? Süreyya operetinde İrma’yı oynayan, Toto Karaca. Muhsin Ertuğrul Küçük Sahne’yi açmış; en güzel oyunlar repertuvarında: Fareler ve İnsanlar, Godot’yu Beklerken... Turkuvaz ve Rejans’ta yemek dans müziği eşliğinde yeniyor. Meyhanelerin ve ‘olmazsa olmaz’ şiirin en tantanalı zamanı! Orhan Veli, Nisuaz’da yazıyor en güzel şiirini.
Ve havada mis gibi lavanta kokusu!
BEYOĞLU DEĞİŞİYOR
Tanzimat döneminde kentin en gözde semtidir Pera; Cumhuriyet’in ilk yıllarında da yine eğlencenin, alışverişin, kültür ve sanat hayatının kalbi...