Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12
İçindekiler / Boğaz’ın balıkları
Eskiden balık restoranlarının hemen hepsinde canlı balık havuzları vardı ve restoranlar tabelalarında 'canlı balık bulunur' ibarelerine yer verirlerdi. Artık bu ifadenin yerini şu almıştır: 'Taze balık bulunur'. Bunun nedenlerinin başında, balık miktarının muhtelif sorunlardan dolayı azalması geliyor elbette...

EN BÜYÜK ARMAĞAN
Boğaziçi'nde balığın bu kadar öne çıkmasında ve İstanbul'un yeme-içme kültürünün başında gelmesinde, Doğu Roma ve Osmanlı imparatorluklarındaki gelişmiş balık kültürünün de etkisi var kuşkusuz. Doğu Roma İmparatorluğu'nda Boğaziçi'nde yaşayan halkların tamamı, besin ihtiyacını balıkla karşılıyordu. Balık tutma hakkı 'haleia' adlı vergi karşılığında elde ediliyordu. Eğer bu vergi kapsamının dışında balık avlayanlar olursa, balıkların 1/4'ünü saraya vergi olarak verirlerdi. Balıkçılar, 'karabion' adı verilen teknelerle avlanmanın yanı sıra, 'vivaria' denilen havuzlarda da balık yetiştiriyorlardı.
 
 
Sayfa 3/6
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.