Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12
İçindekiler / Doğanın perdesi Sis
Bir sabah ansızın gelip yaşadığımız yerleri kuşatır; kimi adına lanet okur, kimi için bir mucizedir.

" Sis kuşatması bu" dedim içimden... Sokağa çıkar çıkmaz sarmıştı beni; bir tek dışarıya çıktığımı hatırlıyordum. Bir anlık tereddütten sonra adımımı yoğun bir sise atmıştım çünkü. Siste giden bir gemi gibiydim, görüş mesafesi sıfırdı. Pruvanın ucundan başka bir şey görünmüyordu. 'Nereye doğru gidiyorum', 'önümde ne var' kuşkusuyla motorları durduruyor, cesaret kazanınca yeniden yola devam ediyordum. Bu yolları tanıyor muydum? Belki... Beni yürümeye iten güç 'bilmek'se, tanıdığım insanlar nerelerdeydi, başka sokaklarda mı yürüyorlardı?.. Hiç ses gelmiyordu; kuş sesi bile... Onlar da bu yoğun sisten ürkmüşlerdi. Korku muydu hepimizi dilsiz sağır eden; konuşursak yakalanacak mıydık sise? Kafka'nın 'Kayıp'ı mıydım şimdi ben? Az ilerde sis perdesi aralanacak; cücelerin koşuştuğu, canbazların gösteriye hazırlandığı dünyanın en büyük sirkine mi katılacaktım?
 
 
Sayfa 1/6
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.