 |
Bu özelliğe kırk beş yıl sonra, “güler yüzlülük” diyorum...
Bu uçuşun hafızamdaki en seçkin yeri ve hatırası, önümdeki koltuğun arka cebinde bulduğum küçük cep kitapçığıydı. Sanırım Belediye Başkanlığı hazırlatmıştı. Çanakkale’yi anlatıyordu. Bir yüzünde Truva savaşlarının mitolojik değerini, öteki yüzünde Birinci Dünya Savaşı’nın kahramanlıklarını okuyordunuz.
Bağımsızlık tarihimizin en önemli coğrafyalarından biri olan Gelibolu Yarımadası’nı gezdim. Gelibolu Yarımadası, en geniş milli tarih parkımızdır. Kilitbahir'i, Anafartalar'ı, Conkbayırı'nı, Arıburnu'nu, Kabatepe'yi, Alçıtepe'yi, Kemalyeri'ni dolaştım.
Atalarının macerasını öğrenmeye meraklanmış birkaç Anzak turist gördüm. Hepsinin yüzünde onurlu bir heyecan ve gururla iç içe dokunmuş mutluluk hissediliyordu. Ellerinde Türkiye dışında hazırlanmış rehber kitaplar vardı. Telaşla bir şeyler öğrenmeye çalışıyorlardı. Deneyimli rehber eksikliğini hemen fark ediyordunuz. Bugün bu eksikliklerin giderildiğini görmekten mutluyum ama, Çanakkale’ye Türk Hava Yolları ile gitme lüksümüz kalmadı. Bugün tarifeli seferler olduğunu sanmıyorum...
|
|