Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14
İçindekiler / YILMAZ KARAKOYUNLU
Devletin doğum günü hediyesi Uçağa ilk kez, yirmi dördüncü yaşıma bastığım gün bindim. Sevinç ve cesaret veren bir sabah vaktiydi.... Genç bir müfettiş yardımcısıydım; Çanakkale’ye bir soruşturmaya gidiyordum. Sanırım “Dakota” dedikleri türden, kırk kişilik küçük bir uçaktı. Avuç içi kadar oval bir pencereden dünyayı seyredecektim. Bu belki, hayal ettiğim yükseklik değildi ama, merakımı doyuracak yeterlikteydi. Önce beş yüz yıllık tılsımlı bir Türk şehrini seyrettim: İstanbul... Bir minyatürün küçücük görünen her bir öğesini hafızamdaki ihtişamlı yerlerine oturttum. Sonra, denizi, sonra Çanakkale Boğazı’nı içime sindirdim. Sonra tekerleklerin piste dokunuşu... Ve gökyüzü saltanatımın sona erişi... Bu seyahat, bana devletin verdiği bir doğum günü hediyesi idi...

60’lı yılların başında Türkiye’nin dünyaya açılışındaki sınırlılığa rağmen, Türk Hava Yolları’nın farklı bir devlet kurumu olduğunu hemen hissettiren bir özelliği vardı.
 
 
Sayfa 1/3
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.