Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14
İçindekiler / Ağacın içindeki öykü
Ahşap ustalarının ağaç türlerini iyi tanıdıkları, kullandıkları yer ve tekniklere en uygun malzemeyi seçtikleri, ahşabın dayanıksız bir malzeme olmasına karşın günümüze gelebilen eserlerden anlaşılmaktadır. Teknik ve işlenişe uygun olarak tercih edilen hammaddeler ceviz, elma, armut, sedir, meşe, abanoz ve gül ağacıdır.

İslam sanatının ilk evresi olan Emevi ve Abbasi döneminde (7-10. yüzyıl) genel anlamda derleyici bir ifade görülür. Türklerin Anadolu’ya beraberlerinde getirdikleri teknik ve üslupların yerli bezeme kaynakları ile kaynaşarak yeni bir sentez oluşturmasıyla ahşap işçiliği özellikle Anadolu Selçuklu döneminde, nitelik ve nicelik açısından en olgun dönemine ulaşır. Bu dönemin ahşap süsleme sanatında bitkisel, geometrik, yazı ve az da olsa figür tasvirlerinden oluşan zengin bir süsleme üslubu görülür. Anadolu Selçuklu ahşap işçiliğinde rumî dal ve kıvrımlar arasındaki palmet ve yarım palmet motifleri ile sülüs yazının sıklıkla kullanıldığı bezeme üslubuna en uygun ve en çok kullanılan teknik ‘oyma tekniği’dir.
 
 
Sayfa 2/6
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.