Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14
İçindekiler / Oyaların gizemli dili
Yöreye göre tekniği ve motifleri değişse de, Anadolu kadının eli, dili ve yüreği oyalarda izlenir.

Anadolu toprağının bin bir türlü bitkisi, rengârenk çiçekleri kadın ruhunda, düşünde, gözünde ve elinde oyalarla yeniden doğar. Bitkilerin, çiçeklerin tanrıçası İyonya’lı Flora, ölümsüzlüğünü oyalarda sürdürür. Avrupa’da ‘Türk danteli’ olarak adlandırılan oyanın tarihçesinin Anadolu’da Friglere, MÖ 8. yüzyıla dayandığı tahmin ediliyor. Kimi kaynaklar, iğne ile yapılan örgülerin 12. yüzyılda Anadolu’dan Yunanistan’a ve oradan da İtalya üzerinden Avrupa’ya geçtiğini belirtir. Eski geleneklerde, kadınların başlarına giydikleri hotozları, baş örtüleri, yazmaları, mevlut örtüleri, namaz örtüleri değişik tür oyalarla süslü olurdu. İç giysilerde, üst giyim süslerinde, ‘çevrelerde’, ‘peşkir’lerde, daha birçok yerde dekoratif süs malzemesi olarak da kullanılırdı. Ege’nin ‘erkek başlıkları’ da, kat kat oyalarla donatılırdı.
 
 
Sayfa 1/6
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.