 |
“Bir profesör bana ‘Sende cahil cesareti var, Osmanlı’yı bilmiyorsun bunu nasıl yapacaksın’ demişti. Bu kadar özveriyle yapılan başka bir örnek de yok. Çünkü neredeyse bire bir aynısını uygulayarak gerçekleştirdik bu koleksiyonu. Kavuğundan oğlak derisi ayakkabılara, elde hazırlanan düğmelerinden takılarına ve orijinal kaftanına kadar, hepsi olağanüstü bir emeğin ürünü” diyor Faruk Saraç.
700 YILIN ÖYKÜSÜ
Projede ilk adım, Topkapı Sarayı’ndaki kaftan dairesinin açılmasıyla başlıyor. Müze arşivinde yer alan kaftan, entari, şalvar ve mintanların; ceket, pantolon, işleme ve süslemelerinin orijinal kalıpları tek tek alınmış. “Hiçbiri hayali değil giysilerin. O dönemin kumaşlarına benzer kumaşlar seçtik; motifleri aynen uyguladık. Kaftanları incelerken, tamamıyla elde yapılan dikişin inceliği beni çok etkiledi. Bugün son teknoloji ürünü makineleri getirin, o şekilde dikemez.”
|
|