 |
Bir yanına Yeşilçay’ı, diğer yanına Göksu’yu almış. Onların denize döküldükleri yerde yarattıkları deltada kurulu. Adını da coğrafi konumuna borçlu. ‘Ağva’ sözcüğünün kökü Latince’de ‘iki dere arasındaki yer’ anlamına geliyor. Ağva’ya gitmek için Anadolu yakasında önce TEM üzerinden Sarıgazi-Şile yönüne sapıyorsunuz. 70’inci kilometredeki Şile’ye kadar kentten çıktığınızı düşünmeniz mümkün değil. Ama Şile’nin içine girerken sizi sağa yönlendirecek olan ‘Ağva’ tabelasından sonra her şey değişiyor. Kırın, ormanın, taşranın güzelliği başlıyor. Çayırbaşı köyüne geldiğinizde bir karar vermek zorundasınız. Ya sola sapıp 25 kilometrelik sahil yolundan Ağva’ya gideceksiniz, ya da sağdaki 40 kilometrelik orman yolundan. İki yol da asfalt. Uzun ve virajlı olsa da, bu mevsimde size orman yolunu öneririm. Yolun üzerinde bir tak gibi birleşmiş ağaçların yarattığı tünellerden, odun kömürcülerinin dizdiği ve Afrikalı yerlilerin çadırlarını anımsatan ağaç konilerinin yanından, kazanlarda kaynattıkları mısırları size satmak için bekleyen çocukların önünden geçeceksiniz. Arabanızın tekerlekleri bazen asfaltta değil, onu kaplayan yaprakların üzerinde dönecek.
|
|