Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14
İçindekiler / Ağva’nın şiiri Göksu
İstanbul’un bir ucunda Karadeniz’e dökülen bir ırmak konuklarına esin kaynağı oluyor!
Kızböcekleri kanatlarını topladı gitti. Yaz aylarında kumsalı dolduran kalabalıklar da... Su kaplumbağaları güz güneşini gördüklerinde, sudan çıkmış ölü ağaç gövdelerinin üzerine sevinçle tırmanıyorlar. Göksu’nun kıyısındaki ağaçlar sonbaharın şarkısını söylemeye başladı çoktan. Ama yine de yapraklar sararmamakta direniyorlar. Onlara hayat veren akarsuyun, kışın da onların köklerini besleyeceğini biliyorlar çünkü. Karadeniz fırtınalara hazırlanırken, onunla buluşmak için doğan Göksu’nun kıyısı hâlâ büyük bir dinginlik yaşıyor. Ağva’ya gittiğimde, ilk dikkatimi çeken coğrafyanın bu zıtlığı olmuştu: Bir yanda köpükler saçan dalgalarıyla hırçın Karadeniz, öte yanda dalgın dalgın akan yeşil bir akarsu; Göksu… Ve su kıyısına dizilmiş, doğal dokuyu bozmayan ahşap konaklama tesisleri… Yıllar önce küçük bir balıkçı kasabası iken, bugün İstanbulluların kaçış noktası haline geldi Ağva. Özellikle doğayı özleyenler dört mevsimde de, Ağva’nın avucuna konuyorlar! Sonbahar onlar için Göksu’ya dökülen yaprakların arasında deniz bisikletiyle yapacakları lirik bir gezi,
 
Sayfa 1/6
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.