Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14
İçindekiler / Paris'in bağrına doğru

PARİS’İ DOĞURAN ADA

Bu kente ilk gelişimde Paris’in henüz Troyalı delikanlının adını taşımadığı, yalnızca Seine nehrinin ortasındaki bir adadan - bugün kentin kalbinin attığı Cité adasından- ibaret olan Lutèce diye bilindiği dönemden kalma bir sokakta oturdum. Paris’in tarihi, kentin rahmi olan Cité’nin tarihiyle özdeş bir bakıma. Kenti Hunların saldırısından koruyan Geneviève’in anısına dikilmiş, gökyüzüne bir minare gibi yükselen beyaz heykele, Notre-Dame’ın taş duvarlarına, saçaklarını süsleyen korkunç canavarlara, Consiergerie’nin yuvarlak kulelerine, karanlık zindanlarına bakmak, Roma devrinden ortaçağa, giderek Fransız devrimine uzanan bir süreci anlamaya yeterli. Paris’i Cité doğurmuş, Cité büyütmüş. Oysa nehrin ikinci adası Saint-Louis, Seine nehrinin sağ yanına üç, sol yanına iki köprüyle bağlı bu kuytu yer, uzun yıllar kendi haline bırakılmış. Kimse gelip yerleşmemiş buraya. Cité, Paris’i bağrına basarken Saint-Louis adasını unutmuş, kendi yazgısına terk etmiş.

 
 
Sayfa 2/8
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.