Amcam uçak iyice havalanınca artık yerin
gözükmediğini, “ya bulutların arasından
başka bir uçak çıkar da çarpışırlarsa!”
diye çok korktuğunu, uçakta evde yemedikleri
kadar çok yemek verildiğini anlatmıştı.
***
Ben dedemin ölümüne çok üzülmüştüm. Dedemi
çok seviyordum. O’na saygım o seviyededir
ki ‘Teneke Evin Torunu’ adlı kitabımda
bir bölüm ona ayrılmıştır.
Ancak, öldüğünde 17 yaşında idim ve uçağa
ilk defa biniyordum. Üzüntüm kadar merakım
da adrenalin üretimimi körüklüyordu.
Yeryüzü ne zaman görünmez olacaktı, bulutların
arasında yolunu kayıp etmiş bir uçak olabilir
miydi, yemekte ne ikram edeceklerdi; dedemi
yaşlı gözler ile yad ederken bu soruların
da aklımdan geçtiğini şimdi olsun kabul
etmez isem, ayıp ediyor olurum.
***
Uçak kalktı, uçağa benim gibi ilk defa
binen annem, - babam galiba daha önce
binmişti – salya sümük ağlarken, birdenbire
susup babama döndü ve: