Tarih boyunca nice uygarlığa ev sahipliği
yapmış Anadolu’nun her köşesi bir kültür
hazinesi... Ve bizler, bu toprakların
bin yıllar öncesine dayanan geçmişini
arkeolojik çalışmalar sayesinde öğreniyoruz.
Neler çıkmıyor ki toprak ananın derinliklerinden...
Müze vitrinlerinde gördüklerinizi anımsayın.
Heykeller, sikkeler, mozaikler, çömlekler,
seramikler, süs eşyaları... Bu değerler
ışığında geçmiş uygarlıkların yaşam biçimlerini,
kültürlerini, ekonomik ve sosyal durumlarını
öğreniyoruz. Peki ya mutfak kültürleri
hakkındaki bilgiler? Binlerce yıl önce
insanlar ne yer, ne içerlerdi; yemeklerini
nasıl pişirirlerdi; yeme-içme alışkanlıkları
günümüzünkiyle nasıl bir ilişki içinde?
Bu sorulara, son yıllarda hızla gelişen
‘paleobotanik bilim’ (tarihöncesi bitki
bilim) sayesinde daha kesin yanıtlar bulabiliyor
arkeologlar. Ve yapılan araştırmalar eski
çağlarda da Anadolu’da çok zengin bir
mutfak kültürü olduğunu belgeliyor. Beşeri
Bilimler Profesörü Phyllis Pray Bober,
Anadolu’da ortaya çıkarılan öğütme taşları
ve ekmek pişirme fırınlarının çok büyük
bir mutfak kültürünün varlığına işaret
ettiğini söylüyor.