Saraydaki gençlerin hem müzik hem sahne
sanatlarında eğitim gördüğü, konservatuvar
gibi çalışan orkestra, Muzıka-i Hümâyun
adını taşıyordu. Günümüzün Cumhurbaşkanlığı
Senfoni Orkestrası’nın temelini oluşturan
bu kurumun, bir başka deyişle 176 yıllık
bir geçmişi vardır.
Sarayda müziğe olduğu kadar, tiyatro ve
operaya da büyük bir ilgi vardı. Dönemin
bir belgesinden Sultan III. Selim’in opera
seyrettiğini öğreniyor; 1839-40 yıllarında
İstanbul’da sirk gösterimleri için iki
amfiteatr ve iki tiyatro salonu yapıldığını
biliyoruz. Bu tiyatrolardan birini, ünlü
İtalyan illüzyonisti Bartalomeo Bosco
yaptırmıştı. Naum adını taşıyan tiyatro,
Batılı kaynaklarda İmparatorluk Tiyatrosu
olarak anılır. İtalyan tiyatro ve opera
topluluklarının gösteriler sunduğu bu
tiyatro, saraydan büyük destek görüyordu.
1859 yılına kadar sarayların hiçbirinde
kalıcı tiyatro yapılmadığından, bu tarihe
kadar tiyatro gösterimleri için saraylarda
geçici sahne ve salon kurulduğunu da belirtelim.