1964 yılından bu yana her yıl
Türkiye’nin Oskar’larını dağıtan Antalya
Altın Portakal Film Festivali’nin 41.’si
3-10 Ekim tarihleri arasında düzenleniyor.
7 -8 yaşlarındaydım. Antalya’da yaşayan
bir akrabamızı ziyarete gitmiştik. Bir
akşam babam elimden tutup beni Konyaaltı
Caddesi’ne götürdü. Bu kadar çok insanı
hiç bir arada görmeyen ben şaşkınlık içindeydim.
Herkes aynı yöne doğru bakıyor, birilerini
bekliyordu sanki. Acaba kimi? İşte beklenenler
geliyordu arka arkaya sıralanmış arabaların
içinde. Eller alkış tutmaktan parçalanacak.
Heyecan dorukta. Acaba başbakan ya da
cumhurbaşkanı olabilir mi öndeki? Bu kadar
ilgi gördüklerine göre. Arkamızdaki kalabalık
da öne yaklaşmak için bizi ezmeye kararlı.
Ama gelenlerin kim olduklarını öğrenmeden
gitmeyeceğim buradan. Ve işte esrarengiz
kişiler iniyor arabalardan teker teker.
Çok güzel giyimli bir kadın... Esmer.
Öyle güzel gözleri var ki uzaktan bile
seçiliyor. Zeytin gibi, kara kara... Tanıyorum
sanki bir yerlerden, ama nereden? “Baba
bu kadın kimdi?”