Boğaziçi’nde kulaç atabilmek için yüzmeyi
Boğaz’da öğrenmiş olmak gerektiğini söyleyen
Belge, “Boğaz suları hırçın değildir,
fakat Boğaz’daki akıntıların yönünü bilmek
gerekir. Karadeniz’den Marmara’ya bir
üst akıntı vardır; bu akıntı burunlara
çarparak yön değiştirir. Aynı zamanda,
Marmara’dan Karadeniz’e doğru bir alt
akıntı vardır. Bu akıntıların yönünü bilmeyen
biri, kolaylıkla akıntıya kapılarak uzun
bir Boğaz turu yapmak zorunda kalabilir!”
diyor.
BALYAN AİLESİ’NİN ESERLERİ
Boğaziçi’nde ilk yerleşim, 18. yüzyılda
başlar. Ancak Boğaziçi boyunca paralel
sıralanan tepeler ulaşımı hep zorlaştırmıştır.
19. yüzyılda Dolmabahçe Sarayı inşaatının
ve buharlı gemilerin sefere başlaması,
Boğaz’ın ücra köşelerine kadar yerleşimi
kolaylaştırır. Nitekim, Padişah Sarayı’nın
inşaatıyla birlikte, kış aylarını Beyoğlu’ndaki
konutlarında geçiren elçilik temsilcileri
ve İstanbul’un nüfuzlu isimleri, Boğaziçi
boyunca birer ikişer yalı yaptırmaya başlar.