Eşsiz bir doğa, tertemiz hava,
atlar ve siz... Durmayın; dizginleri boşaltın
ve kendinizi doğaya, yoldaşınız atlara
teslim edin...
“ At beni tanıdı mı?” Sorunun sahibi,
minik elleriyle atın dizginini sımsıkı
kavrarken, bir yandan da yelesini okşamaya
çalışan küçük Umut. Henüz beş yaşında.
Onunla sabah boş manejin yanında karşılaştığımızda
ilk sözü “Senin uykun bitti mi?” oldu.
Olumlu cevabı alınca da devam etti: “Afacan’ın
da uykusu bitmiştir. Onun yemeğini vermeye
gidelim mi?” Birlikte ahırlara gidip Afacan’a
yem verdik. Atlardan sonra biz de köy
ürünlerinden oluşan ballı, sütlü, kaymaklı
sabah kahvaltımızı yaptık. Maneje gelen
atlarla buluşunca, küçük Umut’un ilk işi
binicilik eğitmeni Bülent abisinin yardımıyla
Afacan’a binmek oldu. Biner binmez de
“At beni tanıdı mı?” sorusu geldi. “Atlar
bütün çocukları tanır” dedik, ama beş
yaşın sınır tanımaz soruları Atlı Turizm
Merkezi’ndeki binicilik eğitimi süresince
devam etti.