O dönem Avrupa’da çok popüler olan Amerikan
müziğine zaman zaman Fransızca ve İtalyanca
şarkılar da karışıyordu.
Ama onu gerçek anlamda müzikle tanıştıran,
ağabeyi Nasuhi Bey oldu. Henüz sekiz yaşını
süren Ahmet Ertegün bu sayede Londra’da,
Duke Ellington Orkestrası’nı canlı olarak
dinleme şansını elde etti. Kısa zamanda
ağabeyiyle birlikte müthiş bir caz koleksiyonuna
sahip olmaya başladılar. 18 yaşında 50
binin üzerinde plağı olan Ahmet Ertegün’ün
ağabeyi de bir yandan müzik eleştirmenliği
yaparken, bir yandan da ABD üniversitelerinde
caz tarihi üzerine ders veren ilk kişi
oluyordu...
ATLANTIC RECORDS’U ‘HOBİ’ OLARAK KURDU
Ahmet Ertegün’ün bir röportajında söylediği
“Benim rakiplerimin çoğunun müziği sevdiğini
sanmıyorum. Onlar için sadece bir işti
bu. Ben ve ortaklarım ise gerçek birer
müzikseverdik” sözleri, başarısının nedenini
en iyi özetleyen cümleler aslında; kısaca
aşk...