Konu: [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]
index / 1820’lerde Türkiye
Batılıların zihnindeki uzak ülkelere ait fantezileri yaratmada, resim sanatı edebiyattan aşağı kalır bir rol oynamamıştı. Ama bu mitolojinin yaratılmasında kelimeler tablolardan daha çok tercih edildi. Çünkü kelimeler, hayal gücüne daha çok yer bırakıyordu.
Pek çok maceraperest ressam, Rönesans’ın erken dönemlerinden 19. yüzyılın ortalarına dek diplomatik ya da bilimsel görevlerle gizemli Doğu’yu, bu arada Osmanlı ülkesini de gezdiler...
Diplomatların görevlendirildikleri yabancı bir ülke hakkında bilgi derlemeleri ve bu bilgileri kendi görüşlerini de yansıtan kısa veya uzun rapor, anı ya da izlenim olarak yazmaları, görevlerinin önkoşulları arasındaydı. Kuşkusuz, diplomasinin en önemli uğraşlarından biri de askeri alanda haber alma ve aktarmayı görsellikle birleştirmekti. Çoğu soylu ailelerden gelen diplomatlar, çocukluklarından başlayarak klasik diller, tarih, coğrafya, edebiyat, müzik ve daha pek çok konuda eğitilirdi. 17. yüzyılda, Avrupa’da soylu ailelerin genç üyelerinin resim eğitimi almaları neredeyse moda haline gelmişti. Kurşunkalem, mürekkepli kalem ve sepya başlarda geliştirilen, öğretilen tekniklerdi. Fransız ve İngiliz
 
 
Sayfa 1/5