Eski Türk sporlarının önemli bir özelliği bunların çoğunun renkli resimlerle gösterilmiş olmasıdır. Spor müsabakalarının bir kısmı iki rakip takım arasında yapılırdı. Cirit, çevgân (polo), tomak gibi oyunlar böyle oyunlardır. Buna karşılık, güreş ve matrak gibi kişisel olarak oynanan oyunlar da vardı. Kimi atla oynanır, çevgân gibi; kimi hem at üzerinde, hem yaya oynanabilir: Cirit ve okçuluk gibi.
LAHANACILAR BAMYACILAR’A KARŞI
Eski Türk sporlarının en önemlisi atçılıktı. Usta binicilere cündî adı verilirdi. Babası Sultan Bayezid’in 1402’de Ankara’da Timurlenk’e yenilmesinden sonra Sultan I. Mehmed (Çelebi), cündîliği geliştirmek için, daha önce valilik yaptığı Amasya ve Merzifon’dan topladığı usta binicilerle iki cündî bölüğü kurdu. Ayrıca bunlardan ilk kez birer spor takımı oluşturdu. Merzifon'un büyük lahanaları ünlü olduğu için oradan gelenlere lahanacılar, Amasya'nın da bamyası ünlü olduğu için sporcularına da bamyacılar dendi. Bu takım fikri 15. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar korundu. Lahanacılar ve Bamyacılar, sultan önünde atla çeşitli gösteriler ve cirit