Saraylar, köşkler ve kasırlar. Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze kadar gelen ve o dönemin ihtişamını yansıtan mekânlar. Eski görkemlerinden bir şey kaybetmeden ayakta dururken, ‘bugünün saraylısı’ olmaya vakit ayıranlara da doyumsuz güzellikler sunar.
Malta Köşkü de bu muhteşem mekânlardan... 19. yüzyıl sivil mimarisinin en ilgi çekici örneği olan Malta Köşkü, Yıldız Sarayı bahçesinde bulunan beş köşkten biri. Malta isminin nereden geldiği tam bilinmemekle beraber, fethedilen veya fethe teşebbüs edilen yerlerin isimlerinin saray içindeki mekânlara verilmesi geleneğinin bir devamı olduğu sanılıyor.
Yıldız Parkı’nda, ağaçların ve çeşit çeşit çiçeklerin arasında ister yürüyerek, ister araçla ve her dönemeçte farklı bir manzarayla karşılaşarak köşke ulaşılıyor.
Mimar Sarkis Balyan ve kardeşi tarafından yapılan iki katlı köşk, asıl güzelliğini içeri girdiğinizde göstereceğinin ilk işaretlerini boğaza hakim bahçe manzarası ile veriyor.
Malta Köşkü’nün en belirgin özelliği, her cephesinin üç bölümlü olarak yapılmış olması. Orta bölümler her cephede