soruyorsunuz” diyor. Çok yakınmış. Kısa bir süre sonra Narman-Pasinler yolu üzerinde buluyoruz kendimizi.
GİZEMLİ ŞEKİLLER
Yolda mümkün olduğu kadar yavaş ilerliyoruz. Dördümüz birden gözlerimizi dört açmış, her an ortaya çıkacak bir peribacasını görmeye çalışıyoruz. Sanki bir yere saklanmışlar da, biz bulmaya çalışıyoruz gibi. 10 kilometre boyunca sadece toprak görüyoruz.
Aniden yol kenarındaki renkler değişiyor. Sağımız solumuz yavaş yavaş kırmızıya dönüşmeye başlıyor. İlerledikçe topografya da değişiyor. Her metrede farklı bir şekille karşılaşıyoruz. Sanki Arizona’daki Grand Canyon’dayız.
Sağa doğru gördüğümüz ilk yoldan sapıyoruz. Beş yüz metre sonra on metre yüksekliğinde iki peribacası karşılıyor bizi. Birinin iki kafası var. Biri düşmek üzere. Geçen her gün, peribacalarının daha da küçülmesi anlamına geliyor. Arkadaki peribacası ise ellerini dizlerine kavuşturmuş, yüzünü ekşiterek bu yabancı dünyayı seyreden bir uzaylıyı andırıyor.