Konu: [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]
index / “Ya hep, ya hiç” Burhan Doğançay
Daha sonra hukuk tahsilim, ardından iktisat doktorası geldi. Biraz da memuriyet. Ama gençliğimden beri bütün amacım ressam olmaktı.
New York, 50’li yılların sonu, 60’larda sanat merkezi oldu. Ben de 1962 yılında Amerika’ya gittim. Orası bir ‘jungle’dı. 14 yıl kendi yağımla kavrulmaya çalıştım. Büyük maddi zorluklar yaşadım. Ama benim bir düsturum var: “Ya hep ya hiç”. 70’lerden sonra durumum düzeldi.

“Toplumun aynası” olarak gördüğünüz duvarların pek çok ülkede izini sürdünüz, fotoğraflarını çektiniz. Neden duvarlar?
Her ressam duvarlarla ilgilenmiştir. Duvarlar benim için bir şiir, bir rüya; belki de dünyanın en güzel soyut resmi... Siz de dikkat edin bundan sonra duvarlara, göreceksiniz. İlk resim, ilk yazı mağara duvarlarına yapılmış. Bir de genlerimize işlemiş. Bir çocuğa kalem verin, ilk yöneldiği yer duvardır. Benim gençlik dönemimde Türkiye’de renkli afiş yoktu. Ama Fransa’da duvarlarda gördüğüm renkli afişler,

 
 
Sayfa 2/6