16. ve 17. yüzyıllarda önce iç savaştaki İspanya’nın hububatını, sonra da tüm Batı Avrupa kargosunu taşır hale gelmişler. Bu dönem aynı zamanda Hollanda’nın altın çağı olmuş. Bir deniz ticaret şirketi ve aynı zamanda dünyadaki ilk çok uluslu şirket olan VOC’un, yani Dutch East Indian Company’nin 1602’de kurulmasıyla okyanus aşırı ticarete başlamışlar.
KANALLAR ŞEHRİ
Deniz müzesinden sonra “Kuzeyin Venedik’i” Amsterdam’da kanal turuna katıldım. Bir liman şehri olan Amsterdam’ın da, ülkenin tamamı gibi denizle sorunları olmuş. Hollanda’nın ortalama rakımı –3 metre aslında; yani deniz seviyesinin altında. Yükselen okyanus sularına set çekme mücadelesi 2000 yıl öncesine kadar uzanıyor. Çareyi ‘dijke’ dedikleri dev setler inşa etmekte bulmuşlar. Bu setlerin toplam uzunluğu 2400 kilometreye ulaşıyor. Bugün Amsterdam, dijke’lerin ardında kalan bir iç denizde, 90’a yakın adadan oluşuyor. Adalar birbirlerine kanallarla ve 600 kadar köprüyle bağlı; ama şehirde dolaşırken adaların üzerinde olduğunu asla