YÜKLENİYOR ...

























Mavi kubbeyi selamlayan Dağ çiçekleri
2003 / EYLÜL

Narin saplarının üstünde yükselip mavi gökkubbeyi selamlayan sarı, mor, beyaz, kırmızı renkli, ipeğimsi taçyapraklar... Hafif bir rüzgârda sanki hemen dağılacakmış gibi duran, kelebek kanatları... Bu nazlı çiçeklerin yaşam alanının çıplak, sarp kayaların, derin karlı ya da karsız vadilerin yol kestiği, gece ve gündüz arası büyük sıcaklık farklarının yaşandığı, sert rüzgârların estiği, yüksek dağlar olduğu kimin aklına gelir. Orman sınırı üzerinde kalan sığ toprakların bulunduğu alpin çayırlıklardan sürekli kar sınırına (nival) kadar yayılış gösteren dağ çiçeklerini diğer çiçeklerden farklı kılan da işte, bu zorlu koşullarda yaşamalarıdır. Yükseldikçe ısının azalması ve buna bağlı olarak da bitkilerin vejatasyon sürelerinin gittikçe kısalması dağlardaki yaşam koşullarını belirler. Bu nedenle, dağlarda her yükselti basamağı farklı bitki topluluklarına ev sahipliği yapar. Her yükseklikte farklı renkte, büyüklükte ve sayıda çiçeklere rastlarsınız ta ki sürekli kar sınırına kadar.

Sayfa 1/6






























Mavi kubbeyi selamlayan Dağ çiçekleri
2003 / EYLÜL

Dağ çiçekleri hemen orman sınırının üzerindeki alpin çayırlıklarda, çok çeşitli türlerde geniş yayılımlar yapar. Yaz kış yeşilliğini kaybetmeyen bu alpin çayırlıklardaki çiçek zenginliği de kar, yağmur, rüzgâr hızı, sıcaklık gibi nedenlerle değişiklikler gösterir. Denizden ortalama yüksekliği 1132 metre ile Türkiye, yüksek ve engebeli araziye sahip bir ülke sayılmakta. Bunun dörtte biri 1500 metrenin üzerinde, yüzde 10'luk oranı ise 'çok yüksek dağlık alan'. Anadolu toprakları ev sahipliği yaptığı dağ çiçeklerinin tür ve sayıca fazlalığından dolayı dünya çapında büyük öneme sahip. Üç önemli flora bölgesi barındıran Türkiye'de dağların farklı yüksekliklerde ve farklı bölgelerde olması bu zenginliği daha da artırıyor. Yükseklik, dağlarda yetişen bitkilerin çeşitlenmesinde de en önemli faktör. Çiçeklenme mart ayında karların erimeye başlamasıyla öncelikle Akdeniz Bölgesi’ndeki dağların alçak kısımlarında başlıyor.

Sayfa 2/6

































Mavi kubbeyi selamlayan Dağ çiçekleri
2003 / EYLÜL

Özellikle soğanlı bitkiler, mart ve nisan aylarında Akdeniz bölgesindeki dağları donatır. Soğanlı bitkiler daha sonra Ege, İç Anadolu, Kuzey ve Doğu Anadolu'daki dağlarda çiçeklerini açar. Sarı ve mor çiğdemler (Crocus), Scilla'lar, Erenthis hyemalis, dağ sümbülleri (Muscari) ve daha niceleri sarı, mor, beyaz renkleriyle dağları bir çiçek bahçesine çevirir. Dağlarda çiçeklenmenin en coşkulu yaşandığı dönem, mayısın ikinci yarısı ile temmuzun ilk yarısı arasındadır. Bu aylarda karlar sürekli eriyerek zirvelere doğru çekilir ve dağların her tarafında gölcükler oluşur, akarsular coşar. Özellikle Toroslar'da akarsular, besin maddesince zengin toprağı da sürükleyerek akar. Bazen kilometrelerce uzunluğundaki çukur alanlarda biriken bu topraklar, uzun süre nemli kalarak bitkilere elverişli yaşam alanları oluşturur.

Sayfa 3/6

































Mavi kubbeyi selamlayan Dağ çiçekleri
2003 / EYLÜL

Bu aylarda yağmur ve ara sıra kar, hatta dolu yağışları devam eder. Dağlarda gezmek için en güzel zaman olan bu dönemde alpin çayırlıklar, taşlık alanlar ve sarp kayaların üzerleri bile rengârenk çiçeklerle kaplanır. Çiçeklerin en çok kümelendiği yerler ise akarsu ve göl kıyılarıdır. Dağ, su ve çiçek birlikteliğinin görülebileceği en güzel manzaraları ise buzul gölleri sunar. İrili ufaklı buzul gölleriyle süslü Kaçkar Dağları, Aladağlar ve Uludağ bu mevsimde uzun doğa yürüyüşleri yapmak isteyenlere önerilebilir. Temmuz, ağustos ve eylül aylarında ise alpin basamakla sürekli kar kuşağı arasındaki kaya blokları ve kar vadilerinin oluşturduğu subnival bölgede şaşırtıcı zenginlikte bir çiçeklenme görülür. Bu bölgedeki çiçekler rüzgâra, dona dayanabilmek için daha çok yastık formunda ve daha az sayıdadır.

Sayfa 4/6

































Mavi kubbeyi selamlayan Dağ çiçekleri
2003 / EYLÜL

Dağ çiçeklerinin bu bölgeyle birlikteliğinin buzul döneminden beri var olduğu kabul edilir. Dağların kuzey ve güney yüzlerinde genel olarak farklı bitkiler yetişir. Bu farklılığın Karadeniz'e paralel uzanan Orta ve Doğu Karadeniz bölgelerindeki dağlarda çok daha belirgin olduğu görülür. Dağların kuzey yüzünde, üç bin metrenin üzerindeki alpin çayırlıklar yoğun sis ve yağış nedeniyle, ağustos ayında bile çiçeklerle kaplıdır. Taş ve kayaların araları ise bir çiçek bahçesi gibidir. Mayıs sonu ile haziran ayı başında, özellikle 1500-2200 metre arasında, bu bölgede gerçek bir çiçek şöleni yaşanır. Mor, sarı ve beyaz çiçekli orman gülleri iki bin metrenin üzerinde, çok büyük gruplar halinde açar. Yaylalar yaklaşık on beş gün boyunca sarı orman güllerinin baygın kokusuyla kaplanır.

Sayfa 5/6

































Mavi kubbeyi selamlayan Dağ çiçekleri
2003 / EYLÜL

Sarp kayalıklarda, hatta irili ufaklı taşların arasında bile pıtrak gibi açan, buzul göllerinin, akarsuların kenarlarını oya gibi ince ince işleyen, yaylaları şenlendiren dağ çiçekleri, işte bu özel zaman diliminde yaşanan görsel şölende Anadolu'yu bir düş bahçesine çevirir.


* Ali İhsan Gökçen, fotoğrafçı.

Sayfa 6/6




































Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı