|
Çınara benzer, parlak, sık yapraklı, adı üstünde
mis kokulu bir tür. Gövdesinde açılan çentiklerle
elde edilen sığla yağı hem ilaç, hem de kozmetik
sanayiinde kullanılıyor. Yedi Adalar'da bir
tören gibi seyrettiğimiz günbatımı unutulur
mu? Kuşbakışı Gökova'yı tarıyor gözlerimiz.
Adalar, kuzeyde Teke, güneyde Taneli burunları
arasında sıralanıyor. Üçü kuzeye, dördü güneye
doğru... Sanki camgöbeği çiçekler açıyor aşağıda...
Yüzmek ve dalmak, bir de balık avlamak için
ideal bir koy burası... Günü batırıp dönerken
bir de ayın doğuşuna denk geliyoruz. Dağın arkasından
sapsarı, öyle kocaman çıkıveriyor, öylece kalakalıyoruz.
Ertesi gün karadan mavi yolculukta sıra... Löngöz'ü
ararken kaybolma tehlikesi atlatıyoruz. İki
büyük tepeyi döne döne aşıp, tozu dumana katarak
sahile indiğimizde, bizi meraklı gözlerle izleyenlere
"Pardon, burası Löngöz mü acaba" diye soruyoruz.
Ali Dede'nin oğlu Ali'den 'Tam da burası" cevabını
alıyoruz. Esas adı Kargılı Koyu imiş buranın.
Minik iskelesi, çam ormanları arasında uzanan
patikaları, uzun sazlıkları ile Löngöz, gördüğüm
en sevimli koy unvanını kazanıveriyor.
|