YÜKLENİYOR ...

























Zümrüt sığınak Köprülü Kanyon
2003 / TEMMUZ

İlkçağda Eurymedon demişler adına. Şimdi, Köprüçay olarak biliniyor. İrili ufaklı göllerin kızgın güneş altında mavi gözlerini kırpıştırdığı bir yörede, Göller Bölgesi'nde doğuyor. Başlangıç kollarını Eğirdir Gölü'nün güneydoğusundaki Sarıidris Dağı'ndan çıkan dereler oluşturuyor. O günlerde suları cılız Köprüçay'ın, ama yine de Akdeniz'e ulaşmak için kendine bir yol aramaya koyuluyor. Doğudan ve batıdan bazı küçük kollar alarak, karstik kaynaklardan beslenerek coşuyor, ortalama debisi 86 m3/sn'ye ulaşıyor. Akdeniz'in milyonlarca yıl önce yığdığı yumuşak marnları (karbonat ile kilin karışımı) oyarak kendi oluşturduğu kanyonlardan akıyor ve Toroslar'ı geçiyor. Köprülü Kanyon, 183 kilometre uzunluğundaki Köprüçay'ın Akdeniz'e dökülmeden önce yarattığı yedi kanyondan biri. Dimdik inen kayaların çevrelediği, 14 kilometre uzunluğundaki bu kanyon vadinin derinliği yüz metreden çok, hatta bazı yerlerde birkaç yüz metreye ulaşıyor... 27 metre yüksekte, tek kemerli bir antik köprünün üzerindeyim.

Sayfa 1/6


























Zümrüt sığınak Köprülü Kanyon
2003 / TEMMUZ

Türkiye'nin en uzun kanyonuna ve Köprüçay'a adını veren Roma devri köprüsü bu. MS 2. yüzyılda yapıldığı halde sapasağlam olup bugün hâlâ kullanılan, üç köyün ulaşımını sağlayan Oluk Köprü... Aşağıda, dik kaya duvarlar arasında köpük köpük akan suyun coşkusundan etkilenmemek mümkün değil. Kanyonun zümrüt renkli, serin suları yaz aylarında güneşin kavurucu sıcağından kaçanlar için bulunmaz bir sığınak. Yazın Antalya'da hava 30-40, deniz suyu 24-27 derece iken, 12 derecelik kaynak suyunda rafting yapmak isteyenler de akın akın buraya geliyor. Deneyimli rehberler eşliğinde kat edilen rafting parkuru köprüyü biraz geçtikten sonra başlıyor. Ülkemizin en güzel milli parklarından biri olan Köprülü Kanyon Milli Parkı, Antalya'nın Manavgat ilçesi sınırlarında. Antalya'nın 40 kilometre doğusundaki Taşağıl yolu, sizi Beşkonak bucağına getirecek. Beşkonak'tan sonra dere kenarındaki restoran ve rafting tesislerini geçince, Köprülü Kanyon'un girişindesiniz. Kanyonun eşiğinde sizi Oluk Köprü karşılayacak.

Sayfa 2/6


























Zümrüt sığınak Köprülü Kanyon
2003 / TEMMUZ

Köprüçay'ın Bolagan köyü ile Beşkonak bucağı arasında bulunan bölgedeki 36,614 hektarlık alan, doğal ve taihîr güzelliklerinin korunması amacıyla 1973 yılında milli park ilan edilmiş. Köprülü Kanyon özellikle nisan ayı ile mayısın ilk yarısı arasındaki zamanda bir başka güzel. Çevredeki yüksek dağlar hâlâ karlı, Köprüçay'ın suyu bol, Toroslar'ın eşşiz güzellikteki çiçekleri açmış ve havada bahar kokusu var. Kızılçam, karaçam, sedir, göknar, ardıç, meşe ve yabani zeytin ağaçlarıyla bezeli Köprülü Kanyon Milli Parkı, doğal güzelliklerinin yanı sıra pek çok taihî değere de sahip. Oluk Köprü'yü geçtikten hemen sonra sola ayrılan yol, bir kilometre sonra Geç Roma devrinde yapılmış Büğrüm Köprü'ye ulaşıyor. Sağa ayrılan yol ise on bir kilometre sonra bir zamanlar nüfusu yirmi binlere varan Roma dönemine ait Selge antik kentine varıyor. MÖ 5. yüzyıldan beri yerleşim gören Selge, üç tepe arasında bulunan bir düzlüğe kurulu. Milli park sınırları içinde bulunan Zerk (Altınkaya) köyü ile iç içe olan Selge, arka planda görülen Bozburun Dağları ve görkemli antik tiyatrosuyla hemen göze çarpıyor.

Sayfa 3/6


























Zümrüt sığınak Köprülü Kanyon
2003 / TEMMUZ

Pisidia'nın önemli kentlerinden biri olan Selge'nin diğer yapıları üç tepe üzerine dağılmış durumda. Roma egemenliğine dek bağımsız yaşayan, Roma devrinde de içişlerinde bağımsız kalmayı başaran savaşçı Selge'yi gezmeye, köyün içindeki stadiumu solunuza alarak tiyatrodan başlayabilirsiniz. Kentin doğusunda kayalık bir tepenin yamacına oyulmuş beş kapılı, kırk beş basamaklı tiyatro, büyük bir bölümü yıkılmış olsa da hâlâ gezilebilir durumda. İyi korunmuş oturma sıralarından bir zamanlar on bin seyirci kapasiteli olduğu anlaşılıyor. Tiyatronun güneyinde stadium ve gymnasium var. Stadiumun güneyinde çeşme ve agora bulunuyor. Kentin güneybatısını çevreleyen surların kuzeyinde ise Artemis ve Zeus'a adanmış iki büyük İon tapınağı yan yana. Bu iki tapınağın batısında su sarnıçları, kuzeyinde ise lahitlerin ve süslü anıt mezarların olduğu kent mezarlığı yer alıyor. Kentin işlek yollardan uzakta ve tepelik alanda kurulmuş olması, kalıntıların günümüze ulaşmasını sağlayan önemli bir etken.

Sayfa 4/6


























Zümrüt sığınak Köprülü Kanyon
2003 / TEMMUZ

Dört yüz hektar alan kaplayan, Türkiye'nin tek doğal Akdeniz servi ormanı da Selge'ye giden yol üzerindeki vadilerde yer alıyor. Burası aynı zamanda Ortadoğu'nun bozulmadan korunabilmiş en büyük servi ormanı. Geyik, dağ keçisi, tilki, kurt, ayı, yabandomuzu ve tavşan gibi yaban hayvanlarının da yurdu olan milli park, doğa gezileri açısından eşsiz güzellikteki parkurlara sahip. Zerk köyünden alacağınız bir rehber çevreyi uygun patikalardan rahatlıkla gezmenizi sağlayabilir. Kanyonu üstten izleyebileceğiniz ve vadiyi gezebileceğiniz bir tur yaklaşık altı ya da sekiz saat sürüyor. Vadide karsit topografyanın lapya örneklerini de görebilirsiniz. Burada en ilginç görüntüler yöre halkının 'Şeytan Kayaları' veya 'Adam Kayalar' olarak adlandırdığı silis çimentolu konglomera oluşumları. Bunlar şapkaları altındaki kalker ve kum taşı gövdeleriyle peribacalarını andırıyor. Oluşumlar arasında meşe, kestane, kızılçam ve sandal ağaçlarına rastlayabilirsiniz. Şeytan Kayalar nisan sonlarında, erguvan ağaçlarının pembe çiçekleriyle kaplanıyor.

Sayfa 5/6


























Zümrüt sığınak Köprülü Kanyon
2003 / TEMMUZ

Coşkuyla akıp giden buz gibi suları, doğası ve taihîs kalıntılarıyla Köprülü Kanyon Milli Parkı, Türkiye'de görebileceğiniz en güzel noktalardan biri.

* Ali İhsan Gökçen, fotoğrafçı.

Sayfa 6/6


























Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı