| Karayoluyla Antalya'dan gelişte, tepeden denizi ilk gördüğünüz anda, sanki denizle değil, usta bir ressamın elinden çıkmış bir tabloyla karşılaşırsınız: Yemyeşil bir yarımada, irili-ufaklı adalar ve koylar, bir taş atımlık mesafede Meis (Castellerizo) ve begonvillerle süslü balkonlu evleriyle Kaş... Kış aylarında kimsesiz sokaklarıyla sakin, yazın ise cıvıl cıvıl bir Akdeniz kasabası. Kaş, antik çağlardaki ismiyle Antiphellos, kıyılarından çıkarılan kaliteli süngeri ve yüksek dağlarından kesilen, gemi yapımında kullanılan sedir ağaçlarının ihraç edildiği önemli bir limanıydı Likya birliğinin. Ruhun ölümsüzlüğüne inanan ve bu yüzden ölümden korkmayan Likyalılar, mezar ve lahitlerin çoğunu kentleri süsleyen anıtlar olarak düşündüğünden, kent içinde bu inancın izlerini her yerde görebilirsiniz: Kaya mezarları, lahitler ve Uzunçarşı Sokağı'nın sonundaki görkemli anıt mezar bunlardan sadece birkaçı...
|