YÜKLENİYOR ...

























Güneş imparatorluğunun çocukları Hititler
2003 / TEMMUZ

"Arinnas! Istanue! Ishassara mi. Kwit Ta Wekmi. Nat Mu Pai..." Siz hiç çivi yazılı kil tabletin sesini dinlediniz mi? Binlerce yıl önce var olmuş bir uygarlığın dilini aktardığı o anlaşılmaz ve karışık şekillerin sesini?.. Eğer bu cümleyi sesli okursanız, Hititçe konuşmuş olacaksınız ve demek isteyeceksiniz ki: "Güneş Tanrıçası Arinna, tanrıçam, Hatti ülkesinin efendisi, cennet ve yeryüzünün kraliçesi. Bana istediklerimi bağışla." Bu sözler, sevgili kocası Kral III. Hattuşili'nin ölmemesi için tanrılara yakaran Kraliçe Puduhepa'ya ait. Kötülüğün hasta kocası Hattuşili'ye dokunmamasını, ona uzun yıllar, aylar, günler verilmesini dileyen sesi tablete kazınıyor. Dinlemeye devam ediyoruz. Bu kez konuşan kral Telipunu: "Hangi kente dönerseniz dönün, kentin tüm halkına eşit davranın. Her kimin davası varsa, onun lehinde karar verin. İyi olanı kötü, kötü olanı iyi yapmayın. Adil davranın." Fermanının son sözcükleri salonun duvarlarına çarpıyor: "Eğer biri kralın yargısına itiraz ederse evi yıkılacak. Eğer biri yüksek rütbeli birine itiraz ederse başı uçurulacak!”

Sayfa 1/6


























Güneş imparatorluğunun çocukları Hititler
2003 / TEMMUZ
Sonra tarihin en hırslı ve acımasız komutanlarından kral Şuppiluliuma'nın kükremesiyle irkiliyoruz: "Seni ben yücelttim Hukkana, sefil köpek! Ve sana iyi davrandım! Hatti için bir erkek kardeşin kız kardeşini, kuzenini eş almaması önemli gelenektir. Hatti'de her kim böyle iş yaparsa hayatta kalmaz, idam edilir." Bir başka kral, Murşili ise bizi, bugün toza ve toprağa karışmış kentlerin sokaklarına götürüyor. Onun acısı ve isyanı üzerinden yaşananlara tanık oluyoruz: "Nedir bu, tanrılar, ne yaptınız? Ülkeye veba saldınız. Hatti ülkesi tamamen kırılıyor. Efendilerim insanın günhkârn olduğu doğrudur. Benim babam da günah işledi... Böylece babamın günahı benim üstüme kaldı. Ülke adına şimdi size salgın yüzünden gönül alıcı bir hediye veriyorum. Tanrılar, bana bir kez daha iyi niyetinizi gösterebilir misiniz?" Lanetten kurtulmaya çabalayan Murşili, kendine düşen payı ise tüm içtenliğiyle itiraf ediyor: "Benim cezam karımın ölümüydü. Onu Tawananna öldürdüğü için ömrüm boyunca ruhum onun adına karanlık yeraltında kalacak. Bu, benim için dayanılmaz bir acı.”
Sayfa 2/6


























Güneş imparatorluğunun çocukları Hititler
2003 / TEMMUZ

Kral ve kraliçelerin yakarışları, talepleri, vasiyetnameleri, yaşam öyküleri, saray olayları, fetihler, fermanlar, uluslararası antlaşmalar, yasalar, ritüeller, törenler, söylenceler... Geçtiğimiz Mayıs ayında sinemalarda gösterime giren dramatik belgesel 'Hititler', bir zamanların Anadolu'sunda yaklaşık beş yüz yıl boyunca hüküm sürmüş güçlü bir imparatorluğun dünyasını aktarıyor bize. Tolga Örnek'in senaryosunu yazdığı ve yönettiği belgeselin en etkileyici yanlarından biri, karakterlerin Hititçe konuşması. Canlandırmaların bazı bölümlerinde geçen konuşmaların zaman zaman kendi özgün dilinde verilmesi, tarihi, kitapların içinden çekip alarak aradaki üç bin yıllık muazzam bir zaman farkını yıkıyor, bir an ya da bir süre için bile olsa, onu bize hissettiriyor. İnanılmaz derecede zengin bir yazı kültürü yaratan Hititler'in geride bıraktığı on binlerce tablet üzerinden iki saat boyunca akan yoğun bilgi, bu canlandırmalarla belleğimize yerleşiyor. Onlar, Anadolu’nun ilk merkezi devletini kuranlar. İlk egemen güç, Ege kıyılarından Kuzey Suriye ve Lübnan’a dek,

Sayfa 3/6





























Güneş imparatorluğunun çocukları Hititler
2003 / TEMMUZ

tüm toprakları hâkimiyeti altına alan Anadolu'daki ilk imparatorluk. Zamanın süper devletlerinin, Mısır'ın, Asur'un sınırlarını zorlayan, yeryüzü hâkimiyetinden onlar kadar pay alan bir güç. Aynı zamanda siyaseti ve diplomasiyi savaşçı kimlikleriyle harmanlayabilen bir ulus. Bugün bir kopyası Birleşmiş Milletler binasının önünde duran, tarihin ilk barış antlaşmasını (Kadeş Antlaşması) yazan insanlar... Kendilerine karşı direnenlere acımasız olan, öte yandan bir kölenin, kadının, yaşlının ve hatta hayvanın yaşam haklarının ve iyiliğinin korunduğu gelişkin bir hukuk sistemini yaratan bir kavim. Sayısı bini bulan tanrı ve tanrıçalarıyla farklı kültürleri ve dinleri özümseyip kendi içinde çoğalan bir toplum. Nereden geldikleri bilinmeyen bu insanların konuştuğu dil ise Hint-Avrupa dilinin en eski örneklerinden sayılıyor. Belgesel, MÖ 1650'lerde, Hattuşili'nin 'bir aslan gibi', 'pençesini' Anadolu'daki prensliklere savurması ve onları egemenliği altına almasıyla başlayan Hitit tarihini tüm görselliğiyle izleyiciye sunuyor. Onların geride bıraktıkları görkemli eserlerini, gündelik malzemelerini,

Sayfa 4/6





























Güneş imparatorluğunun çocukları Hititler
2003 / TEMMUZ

arşınladıkları yolları daha yakından tanıyıp, Başkent Hattuşa, Yazılıkaya, Alacahöyük, Gâvurkale, Fasıllar, Karabel, Şapuniva gibi Anadolu'daki birçok Hitit kenti ve anıt alanlarından Mısır'daki Kadeş Savaşı'nı resmeden tapınaklara, Karnak, Luxor ve Abu-Simbel'e, Aswan'a yolculuklar yapıyoruz. Kamera, Abu-Simbel'in ilginç bir özelliğini gözler önüne seriyor: III. Hattuşili'nin kızı ile Ramses'in evlilik törenini sahneleyen duvar kabartmaları, yalnız savaşın değil, barışın da fotoğrafını veriyor. İki yılda tamamlanan filmin yapımcılığını da üstlenen Tolga Örnek, Hititleri ilk okuduğunda dehşete düştüğünü belirtiyor: "İnanılmaz bir zenginlik, inanılmaz bir birikimi olan uygarlık... Kapsamlı bir Hitit belgeselinin bugüne kadar nasıl olup da yapılmadığına gerçekten çok şaşırdım." Örnek'i en çok etkileyen şey Hititlerin tarihi olduğunca tarafsız kaydetmeleri: "Metinler krallık ideolojisinin unsurlarıyla yüklü bile olsa, sonraki nesillerin ders çıkarabilmesi için tarih tarafsız yazılmaya çalışılmış. Yaptıkları hataları, yaşadıkları sıkıntıları çekinmeden aktarmışlar."

Sayfa 5/6









































Güneş imparatorluğunun çocukları Hititler
2003 / TEMMUZ

Örnek, tüm bunlara karşın Hititlerle ilgili karanlıkta kalan pek çok detayın olduğunu vurguluyor: "Örneğin Hititlerin iç mekânlarını nasıl döşediği, aydınlattığı bilinmiyor. Özellikle canlandırmada bunu yoğun olarak hissettik." Nisan ayında ABD Los Angeles'te galası yapılan Hititler, Ağustos'ta ise Türk Yılı etkinlikleri kapsamında Japonya'ya gidiyor. Film ayrıca, Avustralya sinemalarında da gösterime girecek.


* Nermin Bayçın, Arkeolog.

Sayfa 6/6





























Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı