| Bazı
kentler vardır, daha onları keşfetmeden önce
sizi kendilerine hayran bırakırlar. Ustaca kullanılmış
bir dille, zamanlar arasındaki yabancılığı ortadan
kaldırır, sizi kendilerine doğru çekerler. Geçmiş
zamanların kalıntıları arasında sizi başıboş
bırakmaz, anlatırlar kendilerini. Bu anlamda
şaşırtıcıdırlar. Çünkü bir bölümü ayakta kalabilmiş
ya da ayağa kaldırılmış sütunlarla donatılı
caddesi, mozaiklerle kaplı yıkık evleri, artık
akmayan çeşmeleri, çevreye savrulmuş heykel
parçaları, önünüze engel olarak çıkan binaların
süslü taşları ya da yarısı yok olmuş kabartma
sahneleri ve mezarlarıyla, kendilerini kalıntılar
yığını olmaktan çıkarır, öykülerini tüm ögeleriyle
birlikte tamamlanmış olarak size sunarlar. Antalya'nın
yakınlarında, kıyıdan 11 kilometre içeride,
Aksu Beldesi'ndeki Perge antik kenti de işte
böyle bir yerdir. Daha başlangıç noktasında
karşınıza çıkan anıtsal girişin sıradışılığı
ve görkemi, kentin ihtişamının ilk habercisi
olarak sizi hemen etkisi altına alır. Kapıyı
koruyan Helenistik döneme ait iki dev kule şaşırtıcıdır.
|