| Güneş,
Asar Dağı'nın ardından yüzünü gösterdiğinde
Hafize Ana, iki katlı ahşap verandalı, yüzyıllık
evinin çakıl mozaikli, kayrak taş döşeli geniş
avlusunu çoktan yıkamış, üst kattaki balkonunda
sabah kahvesini içmekteydi. Belediyeden emekli
Mustafa Amca, kapısının önünde oturmuş, evin
çatısındaki kiremitleri aktaracak ustanın yolunu
gözlüyordu. Fotoğraf sevdalısı folklorcu İskender,
o gün kente gelecek profesyonel bir fotoğrafçıyı
karşılamak üzere, öğretmenevinin yolunu tutmuştu,
hızlı adımlarla... Metin Tanyel'in kahvehanesi
ise henüz bomboştu. Tahta pancurlu evin bahçesinden
havalanan beyaz güvercin, komşu evin bacalarından
birine kondu ki, o bacalar yöreye özgü olup
tam elli iki kiremitten oluşmaktaydı. Kırmızı
kiremitlerin altında hepsi beyaz badanalı, kimi
tek, kimileri çift katlı eski Muğla evleri,
Saburhane Mahallesi'nde yeni başlayan günü karşılamaya
çoktan hazırdı. Betonla örtüldükten sonra, üzerinde
her perşembe Muğla'nın en şenlikli pazarı kurulan
Karamuğla Deresi'ni geçen fotoğrafçıyla mimar
Saburhane Meydanı'na ulaşmışlardı. Sokak aralarına
dalmadan önce durup, |