| Çini ve seramik denilince ilk akla gelen kentlerden biridir Kütahya. Çini ve seramik; önemli bir sanat kolu olmanın yanı sıra Kütahyalılar için vazgeçilmez bir geçim kapısıdır. Daha çok 18. yüzyıl ve sonrasında adından söz ettiren Kütahya'da çiniciliğin izleri 14. yüzyıla, hatta bu yüzyıldan daha da gerilere uzanır. Kütahya ve çevresindeki topraklarda çini ve seramik yapımında kullanılan hammaddenin bolluğu, kentin adının çiniyle birlikte anılmasına neden olur. Çiniden başka seramikten yapılma kâse, fincan, tabak, gülabdan, askı topu, testi, limon sıkacağı, şişe, ibrik, şekerlik, matara, vazo ve biblolar da Kütahya'da tarih boyunca üretilen eserlerdir. 14. yüzyılın sonlarına doğru kırmızı hamurlu malzeme ile ortaya çıkan, motif ve renk açısından da İznik çinilerine benzerliğiyle dikkat çeken ilk Kütahya çinilerinin karakteristik özelliği kobalt mavisi, manganez moru, firuze ve siyah renklerin kullanılmış olmasıdır. İznik çinilerine göre daha koyu tonda renklerin kullanıldığı bu eserler, Selçuklu çinilerine yakındır. Kütahya çinilerinde mavi ve beyaz renklere çokça rastlanması 15. yüzyıl ortalarına rastlar.
|