YÜKLENİYOR ...

























Göller Bölgesi
2003 / MART

Dingin ışıkların hâkimiyetindeki bir kış günü, Hitit dönemine ait anıtsal bir çeşmeyi, Eflatunpınar Kaya Anıtı'nı görmek için Beyşehir Gölü'nün doğu kıyısında yol alıyoruz... Karşı kıyı boyunca uzanan onlarca kilometre uzunluğundaki karla kaplı sıradağlarla eşsiz bir bütünlüğe sahip gölün rengi büyüleyici. Akdeniz Bölgesi'nin kuzey ve kuzeybatısı ile İç Anadolu'nun güneybatısına denk düşen Göller Bölgesi'ndeyiz. Burada yer alan göller, Türkiye'deki pek çok türdeşinden farklı özelliklere sahip. Açık yeşilin binbir tonuyla bezeli mavi hareli sular, yüz binlerce sukuşunu barındıran bu sulak alanlara paralel olarak uzanan sıradağlar, mevsimler boyunca hiç bıkmadan izlenebilecek doyumsuz manzaralar yaratıyor. Tertemiz atmosferin oluşturduğu derin görüş ve ışıklar da fotoğraf sanatına ilgi duyanlar için bulunmaz nimet. Göller Bölgesi'nde, gün boyu gökyüzünde süzülen beyaz bulutları, geceyse samanyolunun tüm yıldızlarını içinde toplayan sularıyla Beyşehir, Eğirdir, Kovada, Acıgöl, Burdur, Salda, Yarışlı, Akgöl, Eber, Akşehir, Suğla ve Çavuşcu gölleri yer alıyor.

Sayfa 1/5






























Göller Bölgesi
2003 / MART

Bölgenin en görkemli sakini Beyşehir Gölü ise Türkiye'nin üçüncü büyük gölü. Yerkabuğunun kırılıp bükülmesi, kıvrılması ve çökmesi Göller Bölgesi'ne bu muhteşem yeryüzü şekillerini kazandırmış. Bölgedeki başlıca göllerin çanakları tektonik. Ancak, bölge karstik şekiller açısından da büyük zenginlikler gösteriyor. Yüzlerce metrelik kaya duvarlarıyla kanyonlar, sayısız derin mağaralar, birbirinden ilginç konik veya kıvrımlı şekilleri olan lapyalar, dolinler, baca veya kuyu şeklindeki obruklar, polyeler bölgeyi doğal güzellikler açısından eşsiz kılıyor. Beyşehir Gölü, Dedegöl Dağları'nın doğusunda uzanıyor. Sukuşlarına ev sahipliği yapan 45 kilometre uzunluğundaki göl, 1125 metre yükseklikte yer alıyor. İçindeki irili ufaklı otuz adası ve hemen kıyısından başlayarak yükselen dağlarıyla eşsiz güzellikler sunan gölün Dedegöl Dağları ile buluştuğu batı kısmı, 1993 yılında Beyşehir Gölü Milli Parkı olarak koruma altına alındı.

Sayfa 2/5

































Göller Bölgesi
2003 / MART

Selçuklu eserleriyle süslü taihîl Beyşehir ilçesi, bu parkı doyasıya gezmek ve tadını çıkartmak isteyenler için ideal bir konaklama merkezi. Yine Selçuklu döneminde bir yazlık saray olarak inşa edilen eşsiz çinileriyle ünlü Kubadâbad Sarayı da Beyşehir Gölü kıyısında. Kubadâbad Sarayı kazılarında ele geçen, 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu alçı bezeme ve çini sanatlarının eşsiz özelliklerini ortaya koyan çok sayıda eser, bugün Konya'da Çini Eserleri Müzesi'nde sergileniyor. Gölü yukarıdan görmekse Yenişarbademli'den batıya, karaçam, ardıç ormanları içinden Dedegöl Dağları'na gitmekle mümkün. Bu yolla Dedegöl Dağları'nın ardındaki Eğirdir Gölü'ne de ulaşılabiliniyor. 50 kilometre uzunluğundaki göl, 900 metre yükseklikte yer alıyor. Gölün güney kıyısındaki Eğirdir ilçesi, çevredeki Barla Dağı, Aksu ve Gelendost yakınındaki Zindan Mağaraları'nı gezip görebilmek için eşsiz bir konaklama merkezi. Eğirdir Gölü ile aynı tektonik kökenli koridor içerisinde bulunan ve bugün milli park kapsamı altındaki Kovada Gölü de görülmeye değer güzelliklerden.

Sayfa 3/5

































Göller Bölgesi
2003 / MART

Kapalı havza özelliği taşıyan 35 kilometre uzunluğundaki Burdur Gölü'nün soda, sülfür ve klorür oranı yüksek olan sularında çok az türde balık yaşıyor. Kış aylarında sukuşlarının barınması açısından hayati önem taşıyan Burdur Gölü'nde, nesli tehlike altındaki dikkuyruğun dünyadaki en büyük popülasyonu bulunuyor. Gölün 20 kilometre batısında diğer kapalı havza gölü olan Acıgöl var. 27 kilometre uzunluğundaki gölün suyu tuzlu bir karaktere sahip. Tuz oranı yüksek sığ suları yazın kuruyunca, gölün üzeri tuz tabakaları ile kaplanıyor. Angıt, flamingo ve kılıçgaga gibi kuş türlerine de evsahipliği yapan gölün etrafında su kuşlarının beslenmesi açısından çok değerli geniş tuzcul stepler bulunuyor. Eber ve Akşehir gölleri ise aynı çöküntü alanında bulunan Emir Dağı ile Sultan Dağları arasında kalan komşu göller. Değişik türden balık, suyılanı, sukaplumbağası, kabuklu hayvanlar ve sukuşlarına zengin bir yaşama alanı oluşturan Eber Gölü, 1992 yılında SİT alanı ilan edildi.

Sayfa 4/5

































Göller Bölgesi
2003 / MART

Eber Gölü'nün su kuşları için hayati bir önemi var: Gölün büyük bir bölümünü kaplayan beş-altı metre yükseklikteki sazlar arasında barınıp, sazlardan oluşan adacıklarda üreyebiliyorlar. Göl küçük karabatak, tepeli pelikan, balıkçıl türleri, çeltikçi ve kaşıkçıların üreme bölgesi. Ayrıca akpelikan, çeltikçi, bozkaz ve birçok ördek türünün de göç sırasında konaklama yeri. Komşu göl Akşehir de Eber Gölü'yle eşdeğerlere sahip bir doğa harikası. Yüz binlerce su kuşunu barındıran, flora ve faunasıyla yaban hayatına kucak açan bu göller, doğanın en değerli mücevherleri... Görünce, siz de hak vereceksiniz.


* Ali İhsan Gökçen, fotoğrafçı ve yazar.

Sayfa 5/5




































Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı