|
Onların sofralarını ve yaşama sevincini paylaşıyor, ormanlardaki patikaları izleyerek Çal Dağı'na çıkıyoruz. 2030 metre yüksekliğindeki Çal Dağı'ndan gördüğümüz manzara Karadeniz'e uzanıyor. Giresun Adası hemen önümüzde. Karagöl Dağları'ndan Trabzon sınırındaki Sis Dağı'na kadar geniş bir bölgeye hâkim konumdayız. Zirvede yakalandığımız sis, rüzgâr ve yağmur, bize bir kez daha Doğu Karadeniz'de bulunduğumuzu anımsatıyor. Henüz betonlaşmanın başlamadığı Çığdibi, Süllüköy, Pınarlar Şelalesi, nefis alabalıkları ve nadide çiçekleri ile Uzundere Vadisi, Kümbet Yaylası ve kütük evlerden oluşan Koçkayası Tatil Köyü, kilise ve taşköprüleriyle Çakrak Yaylası derken, kendimizi Giresun'da buluyoruz.
Güleryüzlü ve konuksever insanları, yabani orkide ve ormangülleri başta olmak zengin florası, eşsiz doğası ile gönlümüz Karadeniz'de kalsa da, anılarımız yanımızda. Artık, ayrılık vakti.
* Halil İbrahim Tutak, fotoğrafçı ve yazar.
|